Neoliberalizmi Aşmak Latin Amerika’da Kitle Merkezli Kalkınma

Stok Kodu:
9799944115024
Sayfa Sayısı:
264
Çeviren:
Emel Kahraman
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
2. Hamur
%22 indirimli
225,00TL
175,50TL
Taksitli fiyat: 1 x 175,50TL
Stokta var
9799944115024
571014
Neoliberalizmi Aşmak Latin Amerika’da Kitle Merkezli Kalkınma
Neoliberalizmi Aşmak Latin Amerika’da Kitle Merkezli Kalkınma
175.50
Yeni bir çagin esiginde oldugumuz söyleniyor. Toplumsal ve ekonomik örgütlerin egemen yapilarinda çigir açan bir degisim; birbirleriyle iliskili uygulamalarin ve süreçlerin küresellesmesi; dünyayi sorgularken ve çözümlerken kullanilan yeni biçimler, bu çagin en ayirt edici özellikleri olarak siralaniyor. 50'li yillarin sonunda, bazi sosyologlar (C.W. Mills ve Daniel Bell gibi) modern çagin sona erdigini, yeni çagin postmodern, postendüstriyel, postkapitalist olacagini yazdi. Anladiklari ve anlamlandirdiklari hali ile modern çagin temelinde, aydinlanma arayisi, ekonomik faaliyetleri yöneten kurallarin bilimsel analizi, insanlarin varolan potansiyellerini ortaya çikarabilecekleri, mükemmel olmasa da daha iyi bir toplum yapisi vardi. Böyle bir kalkinma; ya bir sürecin sonucu olarak görülüyordu, bu durumda anlasilabilen ve degistirilebilen ama denetim altina alinamayan güçlere baglaniyordu; ya da bir projenin sonucu olarak kabul ediliyordu, bu durumda da gerçeklesmesi özgürlük, akil, esitlik gibi evrensel ideallere dayanan uygun eylemler ve akilci ilkelerle mümkündü. Ekonomik gelisme, toplumsal adalet ve demokrasi, modern toplum ve bu toplumun ortaya çikisinda yer alan özgürlestirici sürecin üç önemli boyutunu olusturuyordu. Tasarlandigi gibi modernlesme, bunlarin önündeki engelleri asmak için devam eden bir süreci ya da mücadeleyi gerektiriyordu. Pek çoklarina göre yeni bir postmodern, postendüstriyel ve postkapitalist toplum kavrami ve imgesi biraz vakitsizdi; uluslararasi çapta ekonomik büyüme, kalkinma ve modernlesme sürecinden bahsedildigi bir zamanda ortaya çikmisti. Ancak sonradan anlasildigi gibi, bunu önce dile getirenler, on yillar sonra ortaya çikan ya da daha açikça görülebilen kalkinma ve görme biçimlerini haber verdikleri için öngörülü olarak nitelendirilebilirler. Ne olursa olsun, 80'lerde yeni ve postmodern bir çag kavramina birçok ekleme çikarma yapildi; bu da ekonomik ve toplumsal kalkinmada, sürecin ya da projenin yeniden ele alinmasiyla sonuçlandi. Özgürlük ve adaletin hüküm sürecegi akilci bir toplum ve devlet yapisi ideali; yani, potansiyellerini ortaya çikarmalarina imkan verilmis ve güçlendirilmis, özgür ve esit bireylerin toplulugu, vazgeçilemez nitelikte olan insan haklarina dayali evrensel ilkeler ve Aydinlanma inanci ilerleme fikrine kurban edildi. Bu noktada varilan bir fikir birligi yok elbette. Çünkü bir tarafta, on sekizinci yüzyildaki Aydinlanma'nin modernlesme projesini tamamlamak ve özgürlük, esitlik, ilerleme gibi ideallerle akilci ilkeleri kurumsallastirmak için ihtiyaç duyulan radikal degisikliklerin gerekliligine ve yapilabilecegine hâlâ inananlar var. Ne de olsa, kalkinma uçurumunun dünyanin her tarafinda büyüdügüne dair genis bir alanda gözlemlenebilen kanitlar ve toplumsal esitsizliklerde gözle görülen bir artis var. Tüm bunlar, küçük ve ayricalikli bir azinligin keyfini sürdügü, çok sayida insani yoksulluga ve sefalete iten ve zenginlik ile refah adaciklarindan dislayan bir kalkinmanin sonucu. Öte yandan, radikal ya da devrimci bir degisimin hem gerekliligini hem de olabilirligini reddeden, yine genis bir alana yayilan hayal kirikligi, karsi çikmak ve kabul etmemek için yükselen sesler (ile ulus devletin iktidari ve araci olma konumu) var. Toplumsal devrim yerine; var olan sisteme, onun küresellesmesine ve öteki süreçlere uyum saglama, bunlarla birlesme, kalkinma sürecinin amaciymis gibi yansitiliyor. Her ikisi de uçlarda gezinen bu bakis açilarinin arasina yayilmis olan, baska bir kalkinma sekli ve alternatif çözümleme biçimleri arayan sesler de var. Bu arayisin merkezinde yer alan düsünce, kalkinmanin gerekli ve mümkün oldugunu, ancak tasarlanma ve uygulama biçiminin çok farkli olmasi gerektigini savunuyordu. Kalkinma, deneyimin radikal heterojenliginin; kalkinmaya birden çok yolla varilabileceginin; sürecin temelinde yerel topluluklarin yer aldiginin; degisim için insanlarin tek etkin unsur oldugunun farkinda olmaliydi. (Tanitim Yazisindan)
Yeni bir çagin esiginde oldugumuz söyleniyor. Toplumsal ve ekonomik örgütlerin egemen yapilarinda çigir açan bir degisim; birbirleriyle iliskili uygulamalarin ve süreçlerin küresellesmesi; dünyayi sorgularken ve çözümlerken kullanilan yeni biçimler, bu çagin en ayirt edici özellikleri olarak siralaniyor. 50'li yillarin sonunda, bazi sosyologlar (C.W. Mills ve Daniel Bell gibi) modern çagin sona erdigini, yeni çagin postmodern, postendüstriyel, postkapitalist olacagini yazdi. Anladiklari ve anlamlandirdiklari hali ile modern çagin temelinde, aydinlanma arayisi, ekonomik faaliyetleri yöneten kurallarin bilimsel analizi, insanlarin varolan potansiyellerini ortaya çikarabilecekleri, mükemmel olmasa da daha iyi bir toplum yapisi vardi. Böyle bir kalkinma; ya bir sürecin sonucu olarak görülüyordu, bu durumda anlasilabilen ve degistirilebilen ama denetim altina alinamayan güçlere baglaniyordu; ya da bir projenin sonucu olarak kabul ediliyordu, bu durumda da gerçeklesmesi özgürlük, akil, esitlik gibi evrensel ideallere dayanan uygun eylemler ve akilci ilkelerle mümkündü. Ekonomik gelisme, toplumsal adalet ve demokrasi, modern toplum ve bu toplumun ortaya çikisinda yer alan özgürlestirici sürecin üç önemli boyutunu olusturuyordu. Tasarlandigi gibi modernlesme, bunlarin önündeki engelleri asmak için devam eden bir süreci ya da mücadeleyi gerektiriyordu. Pek çoklarina göre yeni bir postmodern, postendüstriyel ve postkapitalist toplum kavrami ve imgesi biraz vakitsizdi; uluslararasi çapta ekonomik büyüme, kalkinma ve modernlesme sürecinden bahsedildigi bir zamanda ortaya çikmisti. Ancak sonradan anlasildigi gibi, bunu önce dile getirenler, on yillar sonra ortaya çikan ya da daha açikça görülebilen kalkinma ve görme biçimlerini haber verdikleri için öngörülü olarak nitelendirilebilirler. Ne olursa olsun, 80'lerde yeni ve postmodern bir çag kavramina birçok ekleme çikarma yapildi; bu da ekonomik ve toplumsal kalkinmada, sürecin ya da projenin yeniden ele alinmasiyla sonuçlandi. Özgürlük ve adaletin hüküm sürecegi akilci bir toplum ve devlet yapisi ideali; yani, potansiyellerini ortaya çikarmalarina imkan verilmis ve güçlendirilmis, özgür ve esit bireylerin toplulugu, vazgeçilemez nitelikte olan insan haklarina dayali evrensel ilkeler ve Aydinlanma inanci ilerleme fikrine kurban edildi. Bu noktada varilan bir fikir birligi yok elbette. Çünkü bir tarafta, on sekizinci yüzyildaki Aydinlanma'nin modernlesme projesini tamamlamak ve özgürlük, esitlik, ilerleme gibi ideallerle akilci ilkeleri kurumsallastirmak için ihtiyaç duyulan radikal degisikliklerin gerekliligine ve yapilabilecegine hâlâ inananlar var. Ne de olsa, kalkinma uçurumunun dünyanin her tarafinda büyüdügüne dair genis bir alanda gözlemlenebilen kanitlar ve toplumsal esitsizliklerde gözle görülen bir artis var. Tüm bunlar, küçük ve ayricalikli bir azinligin keyfini sürdügü, çok sayida insani yoksulluga ve sefalete iten ve zenginlik ile refah adaciklarindan dislayan bir kalkinmanin sonucu. Öte yandan, radikal ya da devrimci bir degisimin hem gerekliligini hem de olabilirligini reddeden, yine genis bir alana yayilan hayal kirikligi, karsi çikmak ve kabul etmemek için yükselen sesler (ile ulus devletin iktidari ve araci olma konumu) var. Toplumsal devrim yerine; var olan sisteme, onun küresellesmesine ve öteki süreçlere uyum saglama, bunlarla birlesme, kalkinma sürecinin amaciymis gibi yansitiliyor. Her ikisi de uçlarda gezinen bu bakis açilarinin arasina yayilmis olan, baska bir kalkinma sekli ve alternatif çözümleme biçimleri arayan sesler de var. Bu arayisin merkezinde yer alan düsünce, kalkinmanin gerekli ve mümkün oldugunu, ancak tasarlanma ve uygulama biçiminin çok farkli olmasi gerektigini savunuyordu. Kalkinma, deneyimin radikal heterojenliginin; kalkinmaya birden çok yolla varilabileceginin; sürecin temelinde yerel topluluklarin yer aldiginin; degisim için insanlarin tek etkin unsur oldugunun farkinda olmaliydi. (Tanitim Yazisindan)
Iyzico ile güvenli ödeme
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 175,50    175,50   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat